Sovyet uranyum madeninde, radyoaktif suları temizleyen gizemli bakteriler keşfedildi

Soğuk Savaş döneminde Sovyetler Birliği’nin uranyum ihtiyacını karşılamak için Doğu Almanya’nın Saksonya bölgesinde yoğun bir madencilik faaliyeti yürütülüyordu. Schlema-Alberoda maden ocağından çıkarılan 80 bin tonu aşkın uranyum, ardında sadece endüstriyel bir miras değil, aynı zamanda radyoaktif kirlilikle dolu yeraltı suları da bıraktı.
Ancak bu zorlu koşullar altında, bilim dünyasını şaşırtan bir yaşam formu hayatta kalmayı başardı. Araştırmacılar, maden sularının en derin noktalarında radyasyona karşı olağanüstü direnç gösteren ve uranyumu metabolize edebilen özel bakteri türleri buldu.
Helmholtz-Zentrum Dresden-Rossendorf laboratuvarlarında görevli mikrobiyologlar, bu mikroskobik canlıların oksijensiz ortamda bile varlıklarını sürdürebildiğini gözlemledi. Bakteri topluluğu içerisinde Geobacter, Shewanella ve Clostridium gibi mikroorganizmalar dikkat çekiyor. Söz konusu bakteriler, gliserol ile beslendikleri zaman, insanlar için ciddi bir sağlık riski oluşturan uranyumu kendi metabolik süreçlerine dahil edebiliyor. Bilim insanlarının laboratuvar ortamında gerçekleştirdiği 130 günlük deneyler, bu canlıların sudaki çözünmüş uranyumun yüzde 95 gibi büyük bir kısmını temizleyebildiğini kanıtlıyor.
İncelemeler, bakterilerin uranyumu hücre duvarlarında hapsederek etkisizleştirdiğini gösteriyor. Süreç sırasında ortaya çıkan ve doğada nadir görülen 5 değerlikli uranyum yapısı, demir ve oksijenle birleşerek “FeU(V)O4” isimli dayanıklı bir bileşiğe dönüşüyor.
Bu keşif, 1990’lı yıllardan beri nükleer kirlilikle mücadele eden bölgelerde, atık yönetimi için doğa dostu bir model sunabilir. Özellikle Çernobil benzeri yüksek riskli alanlarda, bu bakterilerin yardımıyla radyoaktif kirliliğin izleri silinebilir.







